Renkler ve Renklerin İnsanlar Üzerindeki Etkisi:

Renkler ve Renklerin İnsanlar Üzerindeki Etkisi:

Renklerin insan yaşamına doğrudan etki ettiğini biliyor muydunuz? Hayatımızın her alanında renkleri görür ve hissederiz. Renksiz siyah-beyaz bir dünyayı düşünmek bile istemeyiz. Canlı cıvıl cıvıl renklerle hayatımızı daha yaşanılası bir hale getiriyoruz.  Araştırmacılar renklerin insan psikolojisinde de etkili olduğunu ortaya koydu. Satış tekniğinden psikolojiye her alanda renklerden ve renklerin bize hissettirdiklerinden faydalanıyoruz aslında. Renkler ne kadar önemliyse renklerin anlamları ve hissettirdikleri duygular da bir o kadar önemli.  Kırmızı renk tutkunun ve kendine güvenin rengidir mesela. Birini kırmızı bir kıyafetle gördüğünüzde o kişinin özgüvenli duruşundan etkilenirsiniz. Sarı renk giyinmiş birini gördüğünüzde ise geçicilik hissini alırsınız. Sarı rengi sonbahar gibi, geçici gibi, dökülen bir yaprak gibi hissettirir insana…İşte her rengin böyle böyle hissettirdiği bazı duygular vardır. Merak ediyorsan gel seni biraz daha aşağılara doğru alalım…

Mavi renginden başlayalım. Mavi rengi denizin ve gökyüzünün rengidir. Sonsuzluğu çağrıştırır bize. Mavi rengini gördüğünüzde içinizde bir güven duygusunun salındığını hissedersiniz usul usul. Mavi rengi dinginliğin ve sakinliğin sembolü olarak kullanılır. İntihar oranının yüksek olduğu ülkelerde köprülerin mavi renge boyandığını görüyoruz. Sırf insanlar biraz daha sakinleşsin de intihardan kaçınsınlar diye. 

Sarı rengi ise geçiciliğin ve aynı zamanda da çekiciliğin rengidir aslında. Sarı biraz da ölümü hatırlatır bizlere sanki. Dünyada sadece taksi logoları sarıdır o da geçici ve hızlı olmalarına olumlu  bir etkisi olduğu için. Sarı renkli odalarda bulunan çocukların daha çok ağladığı ve yetişkinlerin kendilerini daha gergin hissettiği bilimsel olarak kanıtlanmış.

Gri renk ise diplomatik ve ağır bir renktir. İnsanlar gri rengi bana olumsuzluğu çağrıştırıyor diye tanımlıyorlar. Hareketsizlik, yavaşlık ve de yaratıcı gücün en az olduğu kurum ve kuruluşlarda kullanılan bir renktir. Uzmanlar kıyafetlerinde gri rengi çok fazla tercih edenlerin psikolojik olarak depresyona daha yakın olduğunu düşünmektedirler. Gri rengi risksiz bir renktir. Hayatlarında risk almaktan kaçınan kişiler sıklıkla gri rengine başvururlar.

Kırmızı renk ise şehvet, tutku ve tansiyon yükselten bir renktir. Bu yüzden yemek kutularının ambleminde genelde kırmızı renginin insanı acıktıran etkisinden faydalanılır. Kırmızı aynı zamanda hız ve adrenalindir de.  Hızın yakıştığı spor arabaların çoğunun kırmızı renkte olduğunu görürüz.

Beyaz renk ise sadeliğin ve masumluğun simgesidir. Uzmanlar beyaz kıyafetlerin insanlar üzerinde sakinleştirici bir etkisi olduğundan bahseder. Bu yüzden evliliklerde bile gelinlikler beyaz renkte tercih edilir. Birlikte mutlu, sade ve masum bir hayata doğru yürüyoruz imajı verilir. Beyaz renk sadece Japonya gibi bazı ülkelerde ölümü ve kötülüğü temsil eder.

Yeşil doğanın ve sakinliğin rengidir. İnsanların en çok stresli olduğu hastahane ve banka gibi kurumlar logolarında yeşil rengi tercih ederler. Bu kurumların iç dekorasyonlarında da yeşil renge fazla yer verilir. Bulunulan ortamın havasını değiştiren, dinginleştiren ve aynı zamanda da güven veren bir renktir yeşil. Doğanın rengi olduğundan vejetaryenler de yeşil rengiyle kendilerini özdeşleştirirler.

Siyah renk ise hırsın ve gücün rengidir. Bazı toplumlarda siyah uğursuzluğun ve hayatın bitişinin hatta yasın rengi olsa da Asya toplumları siyah renginde bir güç görürler. Siyah rengin insan üzerinde çok etkili olduğundan hatta siyah rengi sevenlerin ve hayatında çok kullananların karizmatik bir duruşa sahip olduğundan emindirler.

Pembe rengi ise karşı tarafa rahatlık gönderen ve satın aldırma gücü yüksek olan enerjisi yüksek bir renktir. Eğer girdiğiniz bir mağazada sizinle ilgilenen kişilerin üzerinde pembe rengini görürseniz ister istemez onu satın alma isteğiyle dolarsınız. Pembe rengi rahatlık ve güvenin yanı sıra satın aldırma gücü de yüksek enerjili bir renktir.

Turuncu rengi ise halkın rengi imajı yaratır. Turuncu rengi insanlara hep birliktelik ve kalabalık olma duygusu aşılar. Bulunduğunuz ortamda çok fazla turuncu rengi varsa kendinizi bulunduğunuz yere daha ait hissedersiniz diyor uzmanlar.

Mor rengi ise hem asaletin hem de intiharın rengi aslında. Mor renk çok dikkat çeken bir renk olmasının yanı sıra intiharı da çağrıştırıyor. İntihar eden insanların evlerinde ve kişisel eşyalarında  en çok mor rengine rastlanmış.

Kahverengi ise doğanın, toprağın rengi olarak bilinir ama kahverengi çok fazla ayıt edilebilir bir renk değil. Kahverengini kişisel yaşamlarında çok fazla tercih eden kişilerin dikkat çekmek istemeyen, hayatın akışında kaybolmak isteyen kişiler olduğunu düşünüyor uzmanlar.

Sizlere de her rengin en güzel özelliğini alabileceğiniz, bol renkli bir yaşam diliyorum. İnsanlarla tanışmaya da ya iş görüşmesine gidiyorsanız hangi renkte giyinmeniz gerektiğine çok dikkat edin!

Türkiye’ye yönelik Suriyeli göçü ve göçün ekonomik etkisi

Faşizm