BUGÜNÜN BAKIŞ AÇISIYLA MEDUSA

Hepimiz biliriz hani şu yılan saçlı, dişi canavar olarak lanse edilen ölümlü kadını.En azından bazı diyaloglarda denk gelmişizdir.Bir de bugün değerlendirelim bu efsaneyi.

Evet, Medusa üç kardeş içinden ölümlü olarak hayatını idame ettiren bir kadındı. Güzelliği dillere destan olup kulaktan kulağa aktarılırdı. Altın rengine çalan sapsarı saçlara sahipti. Kadınlar dahil olmak üzere yeryüzündeki herkes ondan etkilenirdi.

Yaşadığı ve hayatının gidişatını değiştirecek olan yere gelecek olursak;

Medusa, Zeus’un en sevdiği kızı Athena’ya ait olan odalardan biri sayılabilecek bir yerleşimde diğer kardeşleriyle birlikte hayatına devam ediyordu. Athena da onun güzelliğini görmüş fakat kendisinin daha iyi ve güzel olduğunu düşünüp kendini rahatlatmıştı. Zeus’un kardeşi olan Poseidon, aynı zamanda Athena’nın eşiydi.Poseidon denizlere hükmedebilmekle kutsanmıştı. İşte o Poseidon’un son zamanlarda kafasını karıştıran bir şey olduğu belliydi. Medusa’yı ilgilendiren bu his, belki o an sadece beğeniden ibaretti ama gizlenilen bazı durumlar olduğu ise gayet aşikardı. Beğeninin ötesine geçen bu duygu, ilgiye daha sonrasında ise arzuya dönüşecekti.Athena eşinin durumunun farkındaydı.Medusa konusu tartışmaya açılınca Poseidon onun herkes tarafından beğenildiği, çok güzel ve alımlı bir kadın olduğu gerçeğiyle savunmasını tamamladı .Medusa’ya olan ilgisini saklıyordu fani  birine olan duygularının küçümseneceği düşüncesi dolayısıyla.Athena ise bu durumu kanıksayıp umursamaz tavrını sürdürdü. Ama gün geldi Poseidon Medusa’ya olan duygularına yenilip belki de nefsine hakim olamayıp onu ahlak dışı bir eylemde bulunmaya zorladı. Athena’nın tapınağında laf yerindeyse evet, taciz etti Bunu duyan  Athena aşağılanmış hissediyordu. Bu  duygu kademeli olarak kıskançlık ve öfkeye evrildi.Medusa’nın bir ceza almasını istiyordu.Aynı şeyleri yaşaması, acı çekmesi taraftarıydı.Buna karşılık Medusa’nın altın sarısı saçlarını yılana dönüştürdü ve lanetledi. Laneti ise onun gözlerine kim bakarsa taşa dönüşecekti. Günler gelip geçerken Athena üvey kardeşi olan Perseus’la iş birliği yaptı.Medusa’nın kalemi bir süre önce çoktan kırılmıştı. Medusa’nın gözlerine bakmadan onu öldürmek her baba yiğidin harcı değildi.Perseus’la Athena’nın planı ayna kullanmak üzerine kuruluydu. Aynada kendi gözlerine bakacak olan Medusa taşlaşacaktı. Perseus da kellesini rahatlıkla alabilecekti. Öyle de oldu ancak bilinmeyen bir hamilelik söz konusuydu. Medusa’nın boynundan denize sıçrayan 2 damla kandan Chrisaor ve Pegasus dünyaya geldi.

Hikaye bilinen şekliyle böyle.

Peki, Medusa’ya reva görülen şey gerçekten bu muydu ? Göze çarpan bir güzelliğinin olması mı buna sebep oldu? Neden kardeşlerinin içinden sadece o ölümlüydü? Poseidon’un Medusa’ya duyduğu o his de neyin nesiydi? Athena neden yaşadığı travmatik olayda Medusa’yı suçlu buldu? Zaten fiziksel olarak cezalandırılmıştı, neden ölmesini istedi ?

Biraz da bu soruların cevabını düşünelim.

Medusa başına gelenleri hak etmiyordu. Güzeldi ve bundan belki de gurur duyuyordu.Başına gelenler onun suçu değildi ancak bütün yük onun omuzlarına yüklendi. İnanılmaz ve kendisinden söz ettiren bir güzelliğinin olması belki de ölümsüz olarak dünyaya gelmemesinin bir telafisiydi.Kimse ölümsüz olduğu için cezalandırılmadı ama o lanetlendi. Ne garip öyle değil mi? Ödül sayılabilecek bir nimet yarın başını çokça ağrıtabiliyor. Medusa bunu en ağır şekilde deneyimledi.Poseidon kendisi gibi olmayan birini arzulayarak ne elde etmeye çalışıyordu? Arzulamasının asıl sebebi de zaten kendisi gibi olmaması değil miydi ? Kendisi kadar güçlü görmüyor muydu onu? Ne de olsa bir faniydi öyle değil mi? Ego tatminiydi aslında bu.Herkesin hayran olduğu bir insan, bazı şartlar yüzünden de ayrıca ona yasaktı. Elde etmek istediği sadece oydu ve kendini daha güçlü hissetmek… Hayranlıkla da kalabilirdi bu olay. Korumak isteyebilirdi Poseidon Medusa’yı.Daha babacan bir tutum sergileyebilirdi.Dünyada ki her duygu kadın erkek ilişkisine dayanmak zorunda değildi, bunu kendine kanıtlayabilirdi. Ama yapmadı. Athena da ego sarsıntısı yaşadı.Belki de yetersizlik duygusu gözlerini ona dikmiş bakıyordu.Öfkesi kendine olan inancını yitirmesine sebep olan olay da başrollerinden birini Poseidon’la paylaşan  Gerçekten Medusa mıydı ? Yoksa onu yok etmek Athena’ya daha kolay mı geldi? Medusa’yı– bir ölümlüyü- günah keçisi ilan etmek . Nesnel algılara ve yargılara göre bir ölümsüz bir ölümlüden daha mı güçlüydü? Athena Medusa’ya yılan görünümlü bir çirkinlik atfederek kendi güzelliğini ön plana çıkarmış ve ondan daha iyiyim imajı çizmek istemiş olabilir miydi? Belki de öyleydi ama bu profille elinde avucunda ne görebildi tartışmaya açık bir konu.Ölmesini istemesinin sebebi de içindeki değersizlik duygusunun üstünü kapatmak mıyd? Medusa öldü ama geriye Athena’ya Medusa’yı hep hatırlatacak olan çocuklar bıraktı.Kurban edilen Medusa’ydı.Athena hissettiği düşük frekanslı duyguları benimseyerek kendine haksızlık ediyordu. O da kendi halinde harikaydı.Zeka ile kutsanan Athena düşündüklerini toprağa gömmeli ve kendini nötrlemeliydi. O sadakati hak ediyordu. En güzeline layıktı ama bunu fark etmesi imkansız hale getirilmişti. Athena kendini mağlup etti, Poseidon herkesi. Kazananı olmayan bir savaşta kaybedenin olması adaletsizlikten başka bir şey değildi. Kadın kadının celladı olmamalıydı. Erkekler gücü ve güzelliği bu kadar çok önemsememeli, rızayı esas almalı, doğruyu ve yanlışı ayırt edebilmeliydi. Bu hikayeyi bugün çok farklı sonuçlarla yeniden yazabilme fırsatımızın olması eminim herkesin içinde bir umut yeşertecektir. Geçmiş değişim başladığı andan itibaren tekerrür etmez. Değişime öncü olup birbirimizin ellerini bir an olsun bırakmayalım.

Azra Gülendam Haytaoğlu’ndan Acı Haber Geldi

Kampüstesin #bicesaret